ÖZGE ERSU İLE NTV RADYO LATERNA DİNLEYİCİ YORUMLARI

0 • 25 Ekim 2012 • Laterna Haberleri • 2.416 GÖRÜNTÜLEME

Yılmaz Özdil
Gazeteci Yazar, Hürriyet Gazetesi, İstanbul

Sevgili Kardeşim Özge,

Biz gazetecilerin bazen tembellikleri tutar. Kaç yıldır programını zevkle dinliyorum, her seferinde telefon açıp seni kutlamak istiyorum, kısmet bugüne imiş.

Laterna’daki sunumuna ve şarkılarına hayranım, benzersiz bir program. Gittiğim yerlerde herkese özellikle öneriyorum. Programını televizyona taşıma zamanın geliyor sanırım.

Başarılarının devamını dilerim. Sevgilerimle…

Ali Kocatepe
Besteci, Söz Yazarı, Yorumcu ve Müzik Yapımcısı, İstanbul

Sevgili Özge Ersu,

Denk düştükçe Ntv Radyo’daki Laterna programlarınızı ilgiyle dinliyorum. Hotel California’nın gerçek yazılış öyküsünü de sizin açıklamalarınızla dinledim. Ben de yeni yazdığım kitapta yirmi beş şarkı ve türkünün yanısıra, benim de klasikleşmiş bestelerimin gerçek yazılış öykülerine yer vereceğim. Onlar arasına Hotel California’yı da dahil etmek istediğimden, bana yardımcı olursanız mutlu olurum.

İstanbul’a geldiğinizde ya da Nice’te yaşadığınız için hemen her yıl katıldığım Cannes Midem’e katıldığımda tanışmak ve geçen yıl yayınlanan ‘Hey Gidi Dünya Hey’ adlı kitabımı imzalayıp hediye etmek isterim. Mutlaka bir hazine değerinde olan Laterna programının Dvd’sine sahip olmak ta beni mutlu edecektir, buluştuğumuzda konuşacak çok konumuz var.

Ekte, Yeni Asır Gazetesi’ndeki köşemde yazdığım bayram yazısından bir alıntı var. Başarılarının devamını diliyor, seni sevgiyle kucaklıyorum. En kısa zamanda buluşmak ve görüşmek dileği ile…

‘Sıkça dinlediğim Ntv Radyo’da çok sevdiğim bir program var. Cumartesileri denk getirip dinlemeye çalıştığım Laterna. Programı hazırlayıp sunan Özge Ersu ile tanışmıyorum. Merak edip Internet üzerinden araştırdım ve izini bulup yazıştım. Meğer yıllardır Fransa’da Nice şehrinde yaşıyormuş. Önümüzdeki günlerde İstanbul’da buluşacağız. Bana yıllar sonra radyoda program dinleme zevkini yaşatan bu meraklı ve başarılı programcıyı sizlere daha çok tanıtmayı arzu ediyorum…’

 

Mehmet Y. Yılmaz
Gazeteci Yazar, Hürriyet Gazetesi, İstanbul

Aynı Bardaktan İçmeyeceğiz

Gün boyunca radyo dinlemek gibi bir alışkanlığım var. Sanırım gençlik yıllarımda kısa bir süre de olsa Türkiye’nin Sesi radyosunda program yapmış olmamın bunda rolü var. Sabahları Almanya’nın Sesi ve BBC Türkçe servisinin bültenlerini dinlerim, yeni kuşak programcılardan Virgin Radyo’daki Bay J’ye gülerim.

Tiryakisi olduğum programlardan biri de NTV Radyo’daki Özge Ersu’nun Laterna isimli programıdır.

Kendisiyle hiç karşılaşmadım ama sanırım o da benim gibi çok gezen birisi, gezdiği kentleri ve o kentlerin kültürünü tatlı tatlı anlatışını, çaldığı şarkıları dinlemeyi seviyorum. Geçtiğimiz cumartesi günü Sankt Petersburg ile ilgili olarak yaptığı programı dinledim ve benim için dünyanın en güzel kentlerinden biri olan bu şehrin sokaklarında dolaştığım günleri hatırladım. Nevski Prospekt’i özlemişim, bunu fark ettim. Özge Ersu, programında Anna Ahmatova’nın bir şiirini de okudu, kendime kızdım, uzun süredir Anna Ahmatova okumayı ihmal ettiğim için…

Atilla Engin
Uluslararası Caz Sanatçısı, Brezilya

Özge’ciğim Merhaba,

1985’te Çeşme’deki konserlerimde beraberdik. Oradan Ntv Radyo programına, ne büyük tesadüf. Gördüğüm kadarı ile yaşamında sadece gönlünden geçenleri üstelik çok iyi yapıyorsun ki, bu da doğal bir sıradışılık.

Belki bir gün sen ve radyo programın yolu yine Brezilya’ya düşerse, dünyaya yeniden bakarız.

Ahmet Yeşiltepe
Ntv Msnbc Genel Yayın Yönetmeni, İstanbul

Özge Merhaba.

Programının hayranları Avustralya’ya kadar ulaşmış. Diş Hekimliği Konferansı için İstanbul’a gelen bir tıp heyeti benden rica etti programlarda çaldığın şarkıları. İnanılmaz gururlandım.

Programını dinleyen Türk, yabancı farketmiyor, herkes çok beğeniyor. Söyleyecek tek şeyim var, harikasın!

Teşekkürler, selam ve sevgiler.

Dr. Yusuf Doğan
Öğretim Üyesi, Ankara

Özge Bey Merhaba,

Ben Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü’nde öğretim üyesiyim. Ntv Radyo’da yayımladığınız “Laterna” adlı programınızı beğeniyle takip ediyorum. Dinleyemediğim programlarınızı da sonrasında Internet üzerinden izlemeye çalışıyorum. Türkçeyi kullanırken gösterdiğiniz özen, seçtiğiniz kelimeler, yaptığınız betimlemelerden dolayı bir Türkçe öğretmeni olarak size özellikle teşekkür etmek isterim. Türkçemizin etkili kullanımıyla ilgili çok güzel örnekler sunuyorsunuz. Programınızı öğrencilerime de öneriyorum.

Ben bölümümüzde üçüncü sınıfta “Dinleme Eğitimi ve Yazma Eğitimi” derslerine giriyorum. Dinleme Eğitimi dersinde dinleme becerisinin geliştirilmesine yönelik uygulama çalışmalarımız da oluyor. Ayrıca ilköğretim öğrencilerine yönelik, dinleme becerisiyle ilgili bir etkinlik kitabı hazırlığı içindeyim. İzniniz olursa bu etkinlik kitabında yer alacak uygulamalar arasında, sizin programlarınızdan öğrencilerin düzeylerine uygun bazı kesitleri kullanmak istiyorum. Bu konuyla ilgili görüşlerinizi ve cevabınızı bekliyorum.

Selam ve Saygılar

Önder Özar
Emekli Büyükelçi, İstanbul

Sayın Özge Ersu,

02 Ağustos 2009 Pazar günü saat 17:10-18:00 saatleri arasında yayınlanan ve Arjantin’e ayırdığınız radyo programından büyük keyif aldım.

Yetmişli yıllarda, Diplomasi kariyerimin başlarında Venezuela’da görev yaptım. ‘Gracias a la Vida’, Venezuela ve Latin Amerika’nın adeta simgesi idi. Programınızda bu şarkıyı duyunca, geçmişe gidip geldim. Ayrıca, Arjantin’in yirminci yüzyıldaki politik iniş ve çıkışlarını ana unsurları ile çok iyi tanımladınız.

Ben şu aralar emeklilik dönemimi üniversitede ders vererek değerlendiriyorum. Başarılı çalışmalarınızı sürdürmeniz dileği ile

Zafer Parlak
İzmir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı, İzmir

Sevgili Özge,

Uzun zamandır Ntv Radyo’dan Laterna’yı dinliyor ve zevkten çokgen oluyorum. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden tanıdığım Özge’yi bitmeyen enerjisi, sıcaklığı ve içtenliği ile programında buluyorum.

Sana da epeydir yazmak istiyordum. ‘Bu ülkede güzel şeyler de oluyor’ demek isteyenler için çok güzel bir örneksin. Bazı programlarını derste de kullanıyorum. Şimdilik bu kadar, Sevgilerle…

Derya Şendil’in arkadaşı ve eski askeri öğrencilerden Zafer Parlak.

Şimdiki haliyle Dr. Zafer Parlak

İzmir Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı
Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölüm Başkanı

Gülsüm Tıknaz
Emekli Hemşire, İstanbul

Merhaba Özge Bey,

11 Nisan 1959 doğumluyum… Durduk yere niye bunu yazdım diye sorabilirsiniz.

Bu yıl 50. yaş günümü Viyana’da geçirmek ve Vivaldi’nin Dört Mevsim Konçertosu’nu, özellikle de ‘Bahar’ bölümünü bir klasik müzik konserinde canlı dinlemek istemiştim. Yeşil pasaport sahibi emekli bir hemşireyim ama hiç yurtdışına çıkamadım henüz. Bu nedenle kendime bir yaşgünü hediyesi vermek istemiş ama kızımın düğün hazırlıkları nedeni ile ertelemek durumunda kalmıştım. Sorumluluk işte.

Şimdi tarihini hatırlamıyorum. Bir cumartesi günü sat 17:10’da Ntv Radyo’yu dinlerken sizinle tanıştım. Siz o gün programınızda ‘Viyana’ya gitmek isteyip de gidemeyenler, görmek isteyip de göremeyenler’ deyince ben olduğum yerde çakılıp kaldım ve radyomun başından ayrılamadım. Bir de Mavi Tuna’yı dinleyince keyfim bir kat daha arttı. İşte radyonun büyüsü bu. O günden beri sizi hiç kaçırmadan dinliyorum. Harika bir program yapıyorsunuz, ben de uçan halı üzerindeymişçesine peşinize takılıyorum. Bunu bana yaşattığınız için çok teşekkür ederim.

Sunduğunuz güzellikler daim olsun. Sağlık ve sevgiyle kalınız.

Hasan Tunç
Sınıf Öğretmeni, İzmir

Sayın Özge Ersu ve Ahmet Yeşiltepe,

Umarım iki programa aynı anda mektup yazdığım için saygısızlık yapmamışımdır. Ama olay şu: Uzun zamandır hafta sonlarım sizlerle gerçekten renklendi. Cumartesi günleri İzmir Bornova pazarı kuruluyor. Alışveri sonrası  mutfağa girip işlerime başlıyorum ve yemekleri hazırlarken radyomu açıp sizleri dinliyorum. Deniz manzaram da var az çok. İnanın dünyanın bütün sorunlarını unutuyorum.

Sözü uzatmayayım, İyi ki varsınız. Saygı ve sevgilerimi sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 

Fatih Aktaş
Dinleyici, Balıkesir

Merhabalar,

Programınızı çok büyük bir zevkle dinliyorum. Ben görme engelliyim. Bir gün İtalya’ya gidebilir miyim bilemiyorum ama sizin sayenizde İtalya hakkında çok bilgi sahibi olup, hatta gitmiş kadar oluyorum diyebilirim. Programı çok güzel sunuyorsunuz, tebrik ederim.

Görme engelli olduğumdan genelde radyoyu çok sever ve radyo dinlerim. Sizin gibi farklı program yapanları hiç kaçırmıyorum, programınızın uzun yıllar devam etmesini dilerim.

İtalya hakkında merak ettiğim bir şey var. İtalya hakkında bir söylenti dolaşır durur hep: ‘İtalya bir mafya devletidir, yol kenarına aracınızı bıraksanız bir saat sonra bıraktığınız yerde  bulamazsınız.’ denir. Bu ne kadar doğrudur, bunun hakkında bilgi verirseniz çok sevinirim. Bir de acaba İtalya’da görme engellilere ne kadar değer veriliyor, anlatabilir misiniz? örneğin oralarda görme engelliler için özel uygulamalari kanunlar var mıdır?

Umarım bir gün yurt dışına çıkma ve italya’ya gitme şansım olur.

Mailimi okumanız dileği ile, sevgilerimle

Fatma Aydıner
Dinleyici, İzmir

Sayın Özge Ersu,

Pek çok kişi gibi ben de programınızı yolda dinlemeyi tercih edenlerdenim. Çıkış saatim Laterna’ya göre ayarlanır, iki elim kanda olsa, bir şekilde yayın saatine denk getirir ve beğenerek dinlerim. Kızımın arkadaşlarının doğum günü partilerinden aile toplantılarına, yurt içi ve yurtdışı bütün gezilerimizde değişmez kuraldır: Gerekiyorsa saat farkı hesaplanır, kulaklık hazırlanır, Internet erişimi ile Laterna’nın büyüsüne ulaşmam muhakkak sağlanır.

Her ahval ve şeraitte, gururla söylüyorum, programınızı kaçırmıyorum. Sanırım en ilginci, oyun amaçlı kullanıldıktan sonra kızım tarafından evde unutulan cep telefonumun farkedilmesiyle başlayan hararetli çözüm arayışlarına kulak misafiri olan bir restaurant sahibinin, mevcut radyo istasyonunu değiştirip Ntv Radyo Laterna’yı açması olmuştu. Yağmurlu bir kıyı Ege hafta sonunda, hiç yağmur yağmayan Güney California’yı bir restaurant dolusu insanla birlikte dinlemiştik. Diğer müşterileri bilemem ama restaurant sahibi sıkı bir Laterna’cı olmuş, sonradan öğrendim.

Enerjik beden ve yaratıcı ruhunuzun yorulmaması dileğim ile…

Orhan Mesut Arslan
Yönetici, Ankara

Özge Bey Merhaba,

İlk defa geçen hafta arabamın radyosundan dinledim sizi. Ankara trafiğinde araba kullanmayı çok sevmem, sizin programınızın da ne kadar süreceği hakkında bir fikrim yoktu. Laterna’nın yayınlandığı saatte Ankara’da en uzun mesafeye en fazla yarım saatte ulaşabilirsiniz. Ben de eve ulaşma süremi uzatmak ve programınızın tamamını dinleyebilmek amacıyla Ankara çevre yoluna çıktım. Ankara çevre yolu da toplam yüz yirmi üç kilometredir!

Malum çok uzun süre önce radyodan vaz geçtik, evde radyo yok, tek dinleyebileceğim yer, araba. Öyle keyifli anlatıyorsunuz ki vaz geçmek mümkün olmuyor. Programınız bittikten sonra evime dönmek yerine hemen ofisime geçip önceki programlarınızın kayıtlarını aradım. İsviçre, Norveç, İtalya, Rusya ve İzlanda’yı dinlemek bugüne kısmet oldu.

Diğer şehirlerle ilgili neler anlattığınız şu an için benim açımdan gerçekten merak konusu, çünkü dinlediğim yerler için ‘İşte benim yaşama gereken şehir budur!’ isteği oluştu. Bu denli güzel ve keyifli anlatımınız için size cok teşekkür ediyorum. Artık radyo ve televizyonlarda bu kadar kaliteli ve keyifli programlara denk gelmek mümkün olmuyor. Umarım rehberliğiniz eşliğinde bir gezi yapma şansı bulurum.   Yaptığınız tüm programların podcast’leri ya da albümünüzün yayınlanması dileği ile. Bu işten aldığınız keyif hiç kaybolmasın.

İyi çalışmalar ve iyi günler.

Sümer Ezgü
Sanatçı, İstanbul

Sevgili Özge Bey,

Arabayla eve gelirken programınıza Ntv Radyo’da dün rastladım. Eve gelmeme rağmen otoparkta arabayı durdurup yayını ilgiyle dinledim! Ben de yörükler ve müzikleri üzerine çalıştığım için Kızılderili, Aborijin, Altaylılar gibi doğayla içiçe yaşamış bilge insanlara çok değer veriyorum.. Keşke karşılıklı sohbet etsek!

Sevgilerle

Bahadır Üçer
Yönetici, İstanbul

Portekiz Lizbon yakınlarında, Cabo de Roca’da arabayı kenara çektik, senin anlatımın ve iPhone marifetiyle arabadan hikayesini dinliyoruz.

Biraz önce de Sintra’da Piriquita’yı bulduk. Kızlarım büyüyor, seni görmediler ama sesini iyi tanıyorlar. Eşim de selam söylüyor. Bir gün bir Güney İtalya programı yaparsan sana bir Cd göndermek isterim.

Sevgiler ve selamlar

Ebru Mutlu
Moda Tasarımcısı, İstanbul

Özge Bey,

Ntv Radyo Laterna’da dinlediğim Paris programınız müthiş! Çok güzel bir seyahat oldu.

Teşekkürler.

Hülya Çetin
Dinleyici, New Jersey

Sevgili Özge,

Şimdiye kadar dinlediğim Laterna programının bölümlerinden beni en çok etkileyeni Kızılderililer oldu. Müziklerle olan anlatımın beni zaman zaman farklı mekân ve zamanlara götürdü, çoğu kez de hüzünlendirdi.

Yapılan haksızlıklar ne yazık ki yürek burkuyor. Sondaki şiirin ise muhteşem. Beni tek gülümseten, bir zamanlar keyifle okuduğum, şimdi senin hatırlattığın Teksas, Tommiks ve büyük bir aşkla bağlı olduğum Kaptan Swing oldu, içimden onları tekrar okumak geldi. Emeğine ve yüreğine sağlık.

Serkan Uyar
Dinleyici, İzmir

Selam Özge Ağabey, nasılsın?

Programını takip ediyorum, çok güzel bir konsept, bunu belirtmek bile güzel. Özellikle Amerika programların çok keyifli, gitmiş kadar oluyorum.

Bu arada İzmir’e gelirsen seninle tanışmayı düşünüyorum, ne zaman geleceksin İzmir’e ?

 Kolay gelsin.

Savaş Özaydemir
Sanayi Odası Başkanı, Eskişehir

Sayın Özge Ersu

Talkshow, travel, kültür ile müzik ancak bu kadar güzel ve akıcı bir uslupla sunulabilir. Her hafta sabırsızlıkla dinliyorum. Tebrikler ve teşekkürler. Rating artması boşuna değil.

Selamlar

Ümit Arıcan
Dinleyici, Türkiye

Sevgili Özge,

Programını inanılmaz bir keyifle dinliyor, randevularımı senin programlarının bitimine göre veriyorum. Her programı ayrı ayrı beğeniyorum, bu kadar güzel program olmaz. Çok güzel bir harmanlama yapıyorsun.

Ben elli beş yaşındayım ama senin programların beni gençleştiriyor, buna inan. Senin daha önemli projelere devam etmeni yürekten diliyorum. Daha iyisini mutlaka yaparsın, inanıyorum. Çok iyi bir iş çıkartıyorsun.

Hoş, pek bir işe yaramayacağını bildiğim halde, yine de sana bu maili ‘Yaz, gönder, dikkate alırız’ dediğin için, seni çok daha iyi yerlerde görmek istediğim için gönderiyorum.

Yürekten kutlarım. Devam kardeşim, devam! Saygılar sunarım.

Arzu Acuner
Yönetici, İstanbul

Programınızda dinlediğim Dağ Düşçüsü’nün Daveti şiirinin sizin tarafınızdan yapılmış çevirisini çok beğendim! Metni mail adresime yollarsanız çok sevinirim.

Gökhan Tezcan
Yönetici, istanbul

Sayın Özge Ersu,

Ntv Radyo’da yaptığınız Laterna programınızın sadık bir dinleyicisi olarak hayranlıklarımı ve teşekkürlerimi bildirerek programa destek vermek istedim.

Televizyonlarda bulunan gezi programlarına bizi mahkum etmeyen bir program yapmanız dileğiyle.

Sağlıkla kalın.

Ali Karadeniz
Profesyonel Turist Rehberi, İstanbul

Merhaba Özge, İlk önce bir Laterna hayranı olduğumu belirtmem lazım. Zamanım müsait olduğunda mutlaka dinliyorum. Böyle renkli bir programı ancak bir dünya rehberi yapabilir. Seçtiğin temalar, şehirler araya yerleştirdiğin şarkılar ve hoş öyküler gerçekten son derece başarılı.

Hele  Küba ve Havana ile ilgili yaptığın program hala aklımda… Che’nin  tam devrimden sonra girdiği oteli ve oturduğu koltuğu anlatırken kendimi bir anda Che ile karşılıklı puro içerken bulmuştum. Ve elbett New York ile ilgili yaptığın program da çok zevkli ve renkliydi.   Nice Laterna programı yapman dileği ile.

Eda Naz Gezer
Öğrenci, İstanbul

Özge Ağabey,

Ben on yaşımdayım ama sizin programınıza hayranım. Hayatımda gitmeyi en çok istediğim yeri, Venedik’i anlattığınız için teşekkürler.

Ali Kemal Ekşioğlu
Dinleyici, İstanbul

Ne güzel bir tesadüf, harikulade bir program. Hayranınızım! Hatta ailecek hayranınızız. En son ‘Neden televizyonda yayınlanmaz bu program?’ diye konuşmuştuk eşimle.

Eylem Taşdemir
Dinleyici, İstanbul

Son altı ay içinde keşfettiğim ve programlarını kaçırmamak için pazar günlerimi dizi film sevdalısı kadınlar gibi boşalttığım programın yapımcısı Sevgili Özge Ersu,

Yüreğinize sağlık diliyorum. Bir programda arayabileceğim herşeyi Laterna’da buluyorum. İnsanın kendini şımartmak için yediği çikolata tadında bir program yapıyorsunuz, tebrikler.

Tam da bu yüzden Laterna’nın zamanı yakalamakta zorlandığımız cumartesi günü yerine, keyifle dinleneyeceğimiz Pazar gününe alnması daha iyi olur diye düşünüyorum.

Sevgiler

Demet Temel Özdemir
Özge Ersu Gezileri Üyesi, İstanbul

Sevgili Özge  ve Sevgili Laterna, Sihirli Müzik Kutusu,

Tanıma şansını bulduğum Sevgili Özge Ersu’nun özenle hazırlayıp sunduğu ölçülü,nitelikli her yönüyle bambaşka bir program. Tarih, sanat tarihi, şiir, coğrafya, müzik tutkunu gezginlerin üstüne biçilmiş bir kaftan. Sürükleyici, donanımlı, keyifli, tatlı-muzip, zarif bir anlatımla mutluluk, hüzün ve sevginin tınılarını yakaladığımız bir program.

Yıllardır hangi hikayeleri sakladığını bilmeden defalarca dinlediğim şarkıların neler anlattığını Özge Ersu’dan dinlemek ayrıcalığı bambaşka. O şehirleri  görüyor, kendimi sokaklarında, cafelerinde hissediyor, gitmediğim yerleri, kitaplarda bulamadığım ilginç bilgilerle öğreniyorum.   Laterna programınla, günümüzde sürekli koşturan bizlerin en fazla ihtiyaç duyduğu huzuru, dinginliği sağlayıp, ulaşamadığımız yerlere götürüp, sunduğun büyülü melodileri şiirsel bir ruhla birleştirerek bize yaşama heyecanını veriyorsun.

Teşekkürler…

Sarp Can Tezel
İlkokul Öğrencisi, Bursa

Merhaba,

Ben dokuz yaşındayım. Laterna İzlanda bölümündeki ritimsiz şarkıyı duyduğumdan beri programlarınızı büyük bir keyifle dinliyorum. Sınırlı dinlenme zamanlarımda çizgi film izlemek yerine sizin programınızı dinlemeyi seçiyorum.

Teşekkürler…

Selda  Cavcav
Sigorta Uzmanı, Ankara

Sevgili Özge Bey,

Geçen hafta sonu Ntv Radyo’daki programınız Laterna’da tekrarı yayınlanan Sonbahar bölümünü telefonumdan dinliyordum. Eve girdiğimde program henüz bitmemişti ve Yves Montand vardı. Kulaklığı çıkarttığımda, evin içine programın sesi yayıldı ve o sırada sözlerini sizin yazmış olduğunuz, Neslihan Yanardağ’ın Grup Lodos ile seslendirdirdiği ‘Love In Autumn’ çalıyordu.

Annem birden şarkıyı duyunca ‘Aa, ben bu çocukları biliyorum, parçayı da çok iyi hatırlıyorum… Hey Dergisi yarışmasında ödül aldılar ama sonra kayboldular’ demesin mi?

Benim son derece şaşırdığımı görünce, ‘Biz de gençtik, hatta hâlâ genciz, eskiden çok gezeri çok dinler ve neler öğrenirdik’ dedi ve devam etti: ‘Ayrıca günümüzdeki gibi sabah erken uyanan müzik klibi yapmazdı, bütün müzik ve kültür dergileri, prestijli ve herkesin izlediği dergilerdi…’

Ben anneme ‘O yıllar seksenlerdi, ben bile bilmiyorum’ dediğimde, ‘Sus, karıştırma! Akrabalarımdan biri Trt’de çalışırdı o zamanlar, beğendiği parçaları kayıt edip bize getirirdi’ diye yanıtladı. İnanamadım!

Babam da söze karışıp, ‘Bir daha dangır dungur bir şey açma, Ntv Radyo hangi frekansta ise kaydet, arabada ayarla, bu Laterna programı tam bizim kalemimiz, aferin kim yapıyorsa!’ dedi.

Anne ve babamın bu yönlerini hiç bilmezdim, Laterna bana bunu da öğretti…

Teşekkür ediyorum size, iyi yayınlar.

Ömer Ünal
Yazılım Geliştirme Uzmanı

An itibarı ile kendisini www.ersu.net sitesinden dinlediğim süper ötesi edebi radyo. Özellikle anlatımı, yer yer bünyede ciddi anlamda yarılmalara neden olması, o da olmazsa İsviçre çakısını ensemizde hissedecek kadar kendimizden geçmemiz.

‘Yetmez ama, evet!’ diyor ve başarılarınızın devamını şiddetle diliyorum. Ha bu arada ‘Heidi’ bölümünü dinlerken kahvemizi klavyemizin üzerine dökmüşüz. Bize klavye borcunuz var. Ne yapalım, bu kadar iyi olmayın siz de… İyi ki varsınız!

Saygılarımla

Çağan Mungan
Öğrenci

Özge Bey,

Babam Mardinli, annem Antep ama biri Mersin’de biri Bursa’da yaşamış, büyümüş. Ben Adana’da doğdum büyüdüm, şimdi İstanbul Erkek Lisesi’nde okuyorum. Anne ve babam tıp sektöründe, ayrıca gezmeye ve görmeye son derece önem verdiklerinden son on altı yılda çok güzel gezdim diyebilirim belki.

Van’dan Hakkari’ye, oradan Adana’ya il il, tabak tabak bulundum Güneydoğu’da. İzmir’e kadar Akdeniz’de, biraz Ankara’da, Konya’da, Kayseri’de, Maraş’ta olmuşluğum var. Batısını bitirdiğim Karadeniz’in doğusu da bu yaz umarım. Adanalı’yım ya, bir yanım Akdeniz, portakal, pamuk, zeytin, limon, balık ve bir yanım Doğu, Arap, baharatlar, etler… Her iki yanımı da severim.

Ama birkaç ay önce, bir program tekrarında, sizi tam anlamıyla ilk kez dinleme fırsatı bulduktan sonra bir başka Antep yolculuğumda, Venedik’i duydum Laterna’da. Ve o zaman sizin dediğiniz “deniz insanı” olabileceğime karar verdim biraz da. İki göl, iki nehir, iki de kıyı kasabasıyla mavi de boldu memleketimde yeşil kadar, arkadaki her an beyaz Toroslarla birlikte. Şimdi bir başka güzellikte, İstanbul’da yaşıyorum.

İlk yurtdışı gezim St. Petersburg’a oldu, öyle ki, aşık oldum. O nehirleri, kanalları ve tarih kokan pastel taşları, beyaz göğü ile. Küçüktüm de daha, on üç sanırım. Almanya, hele ki Kuzeyde ama denize uzak kesiminde, bana koyu, kötü, öcü, çok sert geldi, İngiltere gibi. Florida, Orlando ise bir başka cennetti binlerce gölcükleri ve dönümlerce makileriyle. En son Selanik’te iken denizin ve ağacın, bu memleketim kokan küçük taş evler arasında nasıl da güzel durduğunu gördüm. Ve bir süredir de, çoğu kez Güneydoğu, belki oralar yemekleri ile bu açığı kapatsa, biraz da kan çekse olur da, özellikle İç Anadolu’da, Ankara’da kendimce ‘Su olmayan yerde yaşanmaz’ demeye başladım.

Sizin Venedik’inizi, St. Petersburg’unuzu, sizi, sizin programınızı dinlemek tekrar tekrar bir uğraş oldu. Bilmiyorum mail adresiniz değişti mi?

Aslında tam olarak kimsiniz, kaç yıldır bu programı yaparsınız, ne kadar gezersiniz, programınız bitti mi, ya da bu kadar uzun bir maili okur musunuz, onu da bilmiyorum. Ama sadece paylaşmak istediğimden yazıyorum. Yaşamla ilgili şu dönemler oldukça kafa yorar, okur ve sorar, ‘Neden?’ der oldum. Bu sonu olmayan düşünceler bana acı verir hale geldi ve ne kadar denesem de hayatın anlamını bulamadım sanırım.

İşte bu beni boşluğa ittiğinde anladım ki yeni bir ev görmek, bir köprünün üstünden geçmek, ‘senin gibi olmayanla’ birlikte olmak, bir başka manzaraya bakmak, başka bir yemek yemek, başka bir insan görmek, yürümek, huzur veriyor. Gezmek güzel şey sanırım.

İyi ki varsınız, eğer yaşamıyorsanız, iyi ki vardınız. Ruhunuz iyi ki özgür, umarım gezer ve anlatırsınız hep. Bir Hermes, bir Pan gibi… Sesinizle, ruhunuzla, ve hep gezip gören gözlerinizle iyi kalın, hoşça kalın. Teşekkür ederim, güzel şeyleri görüp, dineyip sevdiğiniz için.

2 Yorum

  • Selda Cavcav 4 Kasım 2012 - 18:27 Reply

    Sevgili Özge Bey,

    Sizinle paylaştığım düşüncelerimi ve sizin güzel yorumunuzu bizimkilere okudum. Onlar da sizinle ve Laterna ile tanışmanın büyük bir güzellik olduğunu belirttiler. Aslında zaman hiç te hızlı akmıyor, melodiler sanki her zaman canlı… Bu duyguları onlara tekrar yaşattığınız için çok teşekkür ediyorlar. Ayrıca sizin de hep aynı çizgide, hatta daha da yukarılarda olmanızı içtenlikle diliyorlar.

    Sevgiler

  • Ahmet Akay 6 Kasım 2012 - 23:57 Reply

    Yorumları okuduktan sonra kendime haksızlık ettiğimi düşündüm, sadece ben değilmişim sizi çok geç tanıyan.

  • YORUM YAP