Antoine Saint Exupéry Ve Küçük Prens

0 • 9 Mart 2014 • GEZİ YAZILARI • 976 GÖRÜNTÜLEME

Le Petit Prince
14 Ekim 2013, Lyon Fransa


Ayak bileğinin yanında sarı bir pırıltı gördüm, o kadar. Bir an hareketsiz kaldı. Bağırmadı. Bir ağaç gibi usulca yere yığıldı. Her yan kum olduğundan, tek bir ses bile duyulmadı.

► ÖZGE ERSU KONFERANSLARI
►Küçük Prens • Antoine de Saint-Exupéry
Aristokrat, Savaş Pilotu, Şair, Ressam ve Yazarın Yaşamı

14 Ekim 2013 Pazartesi • 12:00
Place Bellecour • Lyon Fransa

Antoine Marie Jean-Baptiste Roger, Comte de Saint Exupéry
(29 Haziran 1900 – 31 Temmuz 1944)
Fransız pilot, yazar ve şairdir. Özellikle ‘Küçük Prens’ (Le Petit Prince) isimli eseriyle ünlenmiştir.

Fransa’nın Lyon şehrinde doğdu. Beş kardeşin üçüncüsüydü. Aristokrat bir aileye mensup olan Exupéry dört yaşındayken babasını kaybetti. Babasının ardından aile hızla yoksullaştı. Anneleri kültürlü bir kadındı. İlk öğretmenleri anneleri oldu.

Exupéry okulda başarılı değildi. Ödevlerle arası yoktu, sürekli ceza alıyordu. Uçaklarla 12 yaşında tanıştı. Evlerinin yanındaki hava alanına gizlice girer uçakları yakından seyrederdi. 12 yaşındayken bir pilot onu uçağına aldı ve uçurdu. Kardeşi François‘in ölümü onu ve ailesini çok sarstı. Liseyi bitirdikten sonra pilot olmayı çok istediği halde annesini kırmamak için denizcilik okuluna kaydoldu. 19 yaşında Ecole des Beaux-Arts‘da mimarlık fakültesine girdi. 21 yaşında orduya çağrıldı. Eğitimini yarıda bırakıp askere gitti. Askerlik görevini Fransız Hava Kuvvetleri’nde teknisyen olarak yaptı. Strasbourg şehrinde pilotluk eğitimi aldı. Askerliğin ardından ailesinin isteği üzerine Paris‘te bir ofiste kamyon satıcısı olarak çalışmaya başladı. Ticaret yaşantısında başarısız oldu. Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.

1926 yılı hayatında bir dönüm noktası oldu: Tekrar uçmaya başlamıştı. Toulouse ve Dakar arasında posta servisi yapan uçağın pilotu olarak göreve başladı. İlk kitabı Güney Postası‘nı bitirdi. Burada ilk uçuş deneyimlerini anlatıyordu. Aynı şirketin Arjantin bölge sorumluluğuna getirildi. Gece Uçuşu adlı romanı Arjantin‘deki yaşantısını anlatır. Paris’te evlendi.

35 yaşındayken uçağı arıza yaptı ve Tunus‘ta çöle zorunlu iniş yaptı, kayboldu. Dört günlük zorlu çöl macerası ardından bir Bedevi tarafından bulundu. İspanya İç Savaşı boyunca Fransız gazetesi adına muhabir olarak görev yaptı. Havacılık alanında birçok buluşa imza attı. Gece uçuşlarını düzenleyen cihazların geliştirilmesinde katkı sağladı. II. Dünya Savaşı başladığında Fransa, Almanya’nın işgaline uğradı. Komutanları Exupéry‘ye sağlık durumunun savaş şartlarına uygun olmadığını söylemesine rağmen o askere yazıldı. Fransa’nın yenilgisi üzerine ABD’yi gitti. Buradayken yazdığı Dünya ve İnsanlar ile Savaş Pilotu adlı iki kitabı New York‘ta çok tutuldu.

En önemli eseri Küçük Prens‘i de bu dönemde yazdı. Savaşın getirdiği yıkımın ortasında dünyaya bir umut mesajı vermek istiyordu. Bunu Küçük Prens‘te bir çocuğun gözüyle yapmaya çalıştı. Ülkesinin işgal altındaki durumu onu çok üzmekteydi. Olaylar karşında sessiz kalamayacağına karar vererek ABD ordusuna katılarak yüzbaşı rütbesiyle Kuzey Afrika‘ya gitti. Görevi Alman ordularının hareketini havadan izlemekti. Yine böyle bir keşif uçuşu sırasında 31 Temmuz 1944′te uçağı vuruldu ve Marsilya açıklarında denize düştü. Uçağının enkazı 2000 yılında balıkçılar tarafından bulundu.

• Yalnızca çocuklar ne aradıklarını biliyorlar.
[Les enfants seuls savent ce qu’ils cherchent.]

• Büyükler hiçbir şeyi kendi kendilerine anlayamazlar. Onlara durmadan her şeyi anlatmak da çocuklar için yorucudur.
[Les grandes personnes ne comprennent jamais rien toutes seules, et c’est fatigant, pour les enfants, de toujours et toujours leur donner des explications.]

 • Çölü güzel kılan, bir yerinde bir kuyu saklıyor olması. Ama gözler gerçeği göremez ki. Yüreğiyle aramalı insan.
[Ce qui embellit le désert, dit le petit prince, c’est qu’il cache un puits quelque part… Mais les yeux sont aveugles. Il faut chercher avec le cœur.]

 • Her sabah kendinize çeki düzen verdikten sonra, gezegeni de köşe bucak temizlemelisiniz.
[Quand on a terminé sa toilette du matin, il faut faire soigneusement la toilette de la planète.]

• ‘Onu dinlememeliydim,’ diye açıldı bir gün bana, ‘Çiçekleri asla dinlememelisin. Onları seyretmeli, onları koklamalısın yalnızca.’
[J’aurais dû ne pas l’écouter, me confia-t-il un jour, il ne faut jamais écouter les fleurs. Il faut les regarder et les respirer.]

• ’Doğru’ dedi kral. ‘Herkesten verebileceğini kadar istemek gerek. Otorite her şeyden önce mantık ister. Gidip de halka kendilerini denize atmalarını emrederseniz, devrim yaparlar. Ama, itaat istemek benim hakkım, çünkü ben mantıklı emirler veriyorum.’
[Il faut exiger de chacun ce que chacun peut donner, reprit le roi. L’autorité repose d’abord sur la raison. Si tu ordonnes à ton peuple d’aller se jeter à la mer, il fera la révolution. J’ai le droit d’exiger l’obéissance parce que mes ordres sont raisonnables.]

Eserleri

L’aviateur (1931)
Vol de Nuit (Gece Uçuşu) (1931)
Terre des Hommes (1939)
Pilote de Guerre (Savaş Pilotu) (1942)
Le Petit Prince (Küçük Prens)(1943)
Citadelle (1942)
Courrier Sud (Güney Postası) (1929)
Lettre à un Otage (1943)
Carnets (1956)

YORUM YOK

YORUM YAP