Değerli Dostlarım, Meslektaşlarım, Gezginler, Dinleyicilerim ve Sevgili Öğrencilerimiz,
Yüzyıllara yayılan ve dünya tarihini etkileyen böylesine büyük bir imparatorluğu, tüm imparatorları ve dönemlerini ayrıntılı olarak anlatmak son derece uzun bir çalışma gerektirir. Ama özellikle birbiri ardına gelen ve Roma’nın geleceğini derinden etkileyen bazı ilginç dönemleri kısaca sizlerle paylaşmak istedim.
Genelde bu tür ‘Peş peşe görev alan imparatorlar ve dönemleri’ dediğimizde, Roma Tarihi ile ilgilenenlerin aklına ilk olarak ‘Beş İyi İmparator’ ya da ‘Evlâtlık İmparatorlar’ gelir. Evet, bu yıllar küçük ayrıntılarını sizlerle paylaştığımda göreceğiniz üzere Roma’ya damga vurmuş büyük bir yönetim dönemidir ama hemen öncesi ve sonrasındaki yine son derece ilginç başka zaman aralıklarını tam olarak incelemeden ‘Beş İyi İmparator’u tanımak, tanımlamak biraz eksik kalacaktır.
Bu arada ‘iyi’ veya ‘evlâtlık’ tanımının tarihçiler tarafından verildiğini belirtmek isterim. Böylesine büyük bir coğrafyayı tümüyle ‘masum’ yollarla yönetmek neredeyse olanaksız olduğundan, bu noktada tarihin koyduğu tanımların ayak izlerini sürmek en doğrusu elbette.
1) DÖRT İMPARATOR YILI
Konuya Roma kronolojisinin biraz ortasından dalsak da, gelin hızlıca M.S. 69 yılına gidelim.
Kendisi başlı başına ayrıntılı bir yazı konusu olan, asıl kimliği dışında tiyatroda rol alan, gladyatör döğüşlerine ve gösterilere katılmayı seven İmparator Neron’un M.S. 68 yılında otuz yaşında iken, Senato tarafından ‘halk düşmanı’ olarak gösterilmesi ile kendisini öldürecek kimse bulamadığından ‘Qualis artifex pereo’ (Benimle beraber ne büyük bir sanatçı ölüyor) diye mırıldanarak sağ kolu Epaphroditos’un yardımı ile intihar etmesinden sonra başlayan kısa bir karışıklık ve iç savaş dönemidir.
Ne ilginçtir ki 68 – 69 yıllarından başlayarak, neredeyse dört imparator peş peşe aynı yılda (M.S. 69) yönetimde yer almıştır. Sosyal huzursuzlukların, politik ve askeri başkaldırıların boy gösterdiği dönemde bu imparatorları yönetimde oldukları yıllara göre sıralayalım.
Galba (6 Haziran 68 – 15 Ocak 69)
Otho (15 Ocak 69 – 16 Nisan 69)
Vitellius (17 Nisan 69 – 20 Aralık 69)
Vespasian (21 Aralık 69 – 24 Haziran 79)
Aslında kimi tarihçiler bu dönemin sonunda Suriye ve Ürdün coğrafyasından gelerek başa geçen, Flavian Hanedanlığını kurarak M.S. 79 yılına dek imparatorluğu yöneten Vespasian’ın bu sınıflandırmada yer almasının yanlış olduğunu ileri sürerek bu dönemin ‘Dört’ değil, ‘Üç İmparator Yılı’ olarak adlandırılmasının daha doğru olduğunu söylemektedirler.
Dönemleri birbirine bağlamak adına, Vespasian’ın iki oğlunu da notlarımızda belirterek diğer döneme geçelim.
Titus (24 Haziran 79 – 13 Eylül 81, 41 yaşında ağır ateşli hastalık sonucu ölmüştür.)
Domitian (14 Eylül 81 – 18 Eylül 96, 44 yaşında suikast sonucu öldürülmüştür.)
2) BEŞ İYİ İMPARATOR VEYA EVLÂTLIK İMPARATORLAR
Asıl konumuza gelirsek, bu ‘Beş İyi İmparator’u görev aldıkları yıllara göre kısa notlarımla kronolojik olarak sıralamak isterim.
Nerva (Marcus Cocceius Nerva Caesar Augustus) Senato’nun seçtiği ilk imparatordu. 18 Eylül 96 ile 27 Ocak 98 arasında karışık bir dönemde, 65 yaşında göreve gelen Nerva’nın en büyük eksikliği ordu üzerindeki otoritesi ve o dönemlerde yaşanan parasal sıkıntılardı.
28 Ocak 98 ile 7 Ağustos 117 arası imparator olan Trojan ise (Imperator Caesar Nerva Traianus Divi Nervae filius Augustus) benim en takdir ettiğim yöneticiler arasındadır. Trojan Asker kökenli idi, Pax Romana’yı en geniş sınırlara çeken, sosyal yaşama katkıları olan ve savaştan elde edilen zenginlikleri halk ile paylaşmaya özen gösteren bir imparatordu.
Hadrian (Publius Aelius Hadrianus Augustus) 11 Ağustos 117 – 10 Temmuz 138 yılları arasında imparatorluk yapmıştı. Sanatı ve edebiyatı severdi, şair ruhlu idi. Senato ve çevresindekiler ‘Bunlar boş işler’ diye ince ince eleştiri yaparken, kendisi çok sık gezerdi. Asıl amacı ise Trojan’ın fethettiği toprakları sadece ‘alınmış yerler’ olarak görmemek, oraları İmparatorluğa bağlı, politik ve ekonomik açıdan verimli coğrafyalara çevirmeye çalışmaktı. Yerine, kendinden sonra Antonius Pius’u (Pius’un da kendisinden sonra Marcus Aurelius’u sıraya koyması koşulu ile) önerdi.
Antoninus Pius’un (Titus Aelius Hadrianus Antoninus Augustus Pius) imparatorluğu ise 10 Temmuz 138 ile 7 Mart 161 yılları arasında idi. Aslında askeri sefere ya da geziye çıkmadan, kısacası İtalya yarımadasından ayrılmadan imparatorluğu barış içinde yöneten ender imparatorlardandı. Bir ayaklanma ve savaşın olmadığı bu dönemde yasaların üstünlüğüne öncelik verdi, özgürlüğünü kazanmış kölelerin oy haklarını savundu. Geride ise, kendisinden sonra gelecek imparatorlara dolu bir hazine, halk için de çok önemli olan iyileştirilmiş ve genişletilmiş bir içme suyu ağı ve belki de hepsinden önemlisi ‘Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur’ anlayışını bıraktı.
Dört imparatora kadar geldik ama burada bir soluklanalım. Arada, ‘Beş İyi İmparator’ arasında ismi geçmese de, Roma yönetimi açısından mutlaka belirtmemiz gereken biri daha var: 7 Mart 161 ile 169 yılı Mart ayında vebadan ölen Lucius Verus ya da Latince adı ile Lucius Aurelius Verus Augustus.
Lucius Verus’un üvey kardeşi Marcus Aurelius ile başa geçişi, Roma döneminde ilk kez ‘iki başlı yönetim – iki imparator’ kavramını da karşımıza çıkartmaktadır. Bu yönetim biçimi ise bu tarihten sonra zaman zaman benimsenen bir süreç olacaktır.
Sıra geldi beşinci ve son ‘iyi imparatorumuza’:
Marcus Aurelius (Marcus Aurelius Antoninus Augustus) 7 Mart 161 yılında başa geçmiş ve 17 Mart 180’de 58 yaşında öldüğünde, yirmi yıla yaklaşan imparatorluğu sırasında önemli zaferler kazanmıştı. Marcus Aurelius’un Stoacı yönü ile felsefeye olan düşkünlüğü ile de biliyoruz. ‘Meditasyonlar’ olarak bilinen eseri günümüzde bu konuda o dönemin bakışını yansıtan önemli bir bilgi kaynağıdır.
Marcus Aurelius’un Germen ırklarının tehditlerinin artmaya başladığı 180 yılındaki ölümü ise, tarihçiler tarafından ‘Büyük Roma Barışı – Pax Romana’ döneminin sonu ve ‘Batı Roma İmparatorluğu’nun Çöküşü’nün başlangıcı olarak dikkate alınır.
3) BEŞ İMPARATOR YILI
Roma imparatorlarının belirli dönemler için sınıflandırılmasının sadece bu iki dönemden oluştuğunu mu düşündünüz? Yanılıyorsunuz, çünkü tarihçiler daha farklı sınıflandırmalar da yapmışlardır.
Kısaca belirtmem gerekirse ‘Dört İmparator Yılı’ ve ‘Beş İyi İmparator’ ile karıştırmadan, Commodus’un saray banyosunda öldürülmesi sonrası ‘Beş İmparator Yılı’ olarak adlandırılan M.S. 193’te yönetime kendisini lâyık gören imparatorluk adaylarını saymadan geçemeyiz:
Pertinax
Didius Julianus
Pescennius Niger
Clodius Albinus
Septimius Severus
Yine bir iç savaşa tanıklık eden bu dönem, yakında gelecek olan ‘Üçüncü Yüzyıl Büyük Krizi’nin ayak seslerinin duyulmasına karşın, Septimius Severus’un bir ölçüde barışı sağlaması ve Severan Hanedanlığını kurması ile sona ermiştir.
Ama durun, bitmedi. Daha fazlası var.
5) ALTI İMPARATOR YILI
Diğer dönemler ve yıllar yetmiyormuş gibi, yine yukarıdakiler ile karıştırmadan, son olarak ‘Altı İmparator Yılı’nı sizlere kısaca anlatmak istiyorum.
Yaklaşık iki yüz sene kadar süren ve geride kalan ünlü Roma Barışı ‘Pax Romana’nın mumla arandığı bu dönem karşımıza Roma İmparatorluğu’nun en karışık yıllarından M.S. 238’i çıkartır. Bu yıl boyunca çok kısa hüküm süren altı imparatoru sırası ile sayalım:
Maximinus Thrax
Birinci Gordian
İkinci Gordian
Pupienus
Balbinus
Üçüncü Gordian
Elbette, bakış açımıza ve değerlendirmemize bağlı olarak, istersek Roma Dönemi için kendimiz de farklı dönemler tanımlayabiliriz ama artık eski dünyaya, üç kıtaya yayılmış olan bir imparatorluğun, değişik nedenlerle önce parçalanması, bir süre sonra da yok olmaya doğru gitmesi süreci ayrı ve son derece ayrıntılı başka bir çalışma gerektirir. Sadece üç – beş bilinen ana nedene bağlanan çöküş süreci aslında bununla sınırlı değildir.
Kim bilir, belki bir gün de ‘Roma İmparatorluğu Nasıl Çöktü’ konulu bir çalışmamda buluşuruz.
YORUM YOK