İSLÂM FETHİ SONRASI İSPANYOLCA

0 • 17 Kasım 2014 • GEZİ YAZILARI • 2.764 GÖRÜNTÜLEME

Arap ve İspanyolca Yer isimleri, Coğrafi Bölgeler, Ekler ve Deyimler
28 Eylül 2014 Pazar · Alhambra Sarayı · Granada Endülülüs İspanya

Değerli Dostlarım,

Her ne zaman İspanya’ya, özellikle İslâm Fethi ve Arap Rönesansı’nı sıklıkla anlattığım Endülüs’e gitsem, konuklarım bana sıkça Arapçanın İspanyolca üzerindeki etkisini sorar. Evet, bu öyle bir etkilenmedir ki ülkedeki çoğu şehirde, bölgede, nehir, dağ gibi coğrafi oluşumlarda, hatta yaygın olarak kullanılan kelime ve ön eklerde karşımıza Arapça çıkmaktadır.

Ben de Türk gezi yazınında henüz derlenmediğini düşündüğüm ayrıntılı bir çalışma yaptım. Şimdiye dek özellikle Endülüs’te gezdiğim yerlerde, araştırmalarımda karşılaştığım isimleri not ettim, değişik kaynaklarda araştırmalar yaptım, size çok ilginç bir yazı ve liste hazırladım.

İsterseniz önce biraz İspanyolca dilini anlatayım. İber yarımadasının değişik bölgelerinde günümüzde artık ‘yerel aksan’ diyemeyeceğimiz kadar değişik ‘diller’ konuşulmaktadır. Bask, Katalanca bunlara sadece iki örnektir. Elbette ülkede ağır ya da hafif aksanlı konuşulan farklı İspanyolca karşımıza sık sık çıksa da bu yazımda ‘Kastilyan İspanyolcası’nı temel alacağım. İspanyolca, dünya üzerinde en çok konuşulan ikinci ya da üçüncü dildir. Birinci sırada yaklaşık bir milyar kişinin konuştuğu Mandarin Çincesi vardır, hemen arkasından İspanyolca ve İngilizce yaklaşık yarım milyar ile gelmektedir. Çok tartışılan, değişik parametrelerle değerlendirildiğinde kimi zaman farklı sonuçların ortaya çıktığı bu listede Türkçe’nin yeri ise ilk yirmidedir.

Herneyse, biz İspanyolcaya dönelim. İşin ilginci, Avrupa’da yalnızca İspanya’nın resmi dilidir. İngilizce, Fransızca ve Almanca‘nın ardından dördüncü sıradadır, asıl liderliği Latin ve Orta Amerika‘dadır. Hint Avrupa Dil Ailesi‘nin Roman Dilleri‘nden biri olan İspanyolcanın kökleri aslında Roma döneminde halk arasında konuşulan Kuralsız Latince‘den (Sermo Vulgaris) gelir. Tarihteki önemli kırılma noktalarından biri olan Batı Roma İmparatorluğu‘nın çöküşü ve hemen bir kaç yüz yıl sonrasında Endülüs Emevileri‘nin İspanya’da başlattığı İslam Fethi, bu dilin biçimlenmesindeki en önemli tarihsel kilometre taşlarıdır.

Aslında bu kesişmede iki yönlü bir etkileşim çıkar karşımıza. İki yönlü derken, Arapçanın da bu Latin kökenli dilden etkilenmesi değil, aksine önce Kastilyan İspanyolcası‘na Arapça kelimelerin ‘Latinceleştirilerek’ sızması, İslâmiyetin son kalesinin düştüğü 2 Ocak 1492’deki ‘Yeniden Fetih – Reconquista’ sonrası ise hızla bu isimlerin Kastilyan İspanyolcası‘na yeniden devişirilmesi gelmelidir aklımıza.

Zaman zaman yanlış aktarılan bir konuyu da düzelteyim. Endülüs İslâm Fethi‘nin 711’de Tarık Bin Ziyad ile başlayıp, tüm yarımadayı etkisine aldığı ve 1492’ye kadar kesintisiz sürdüğü düşünülür. Oysa 711’de başlayan fetih, tüm yarımadayı eline geçirememiş, ülkenin kuzeyinde Hristiyan Krallıklar direnişlerini sürdürmüşlerdir. İslâm Fethi bu geniş coğrafyanın değişik bölgelerinde, değişik zamanlarda, değişik süreler ile etkili olmuştur, yani ortada kesintisiz tek bir dönem yoktur. Unutmayalım ki 1492’de her şey bıçak gibi kesilmemiş, peşisıra Hristiyanlaştırma, Engizisyon, sürgünler, isyanlar, ayaklanmalar, göçler, bir yüzyıl geciken İspanyol Rönesansı ile atbaşı gitmiştir.

Dillerin bu biçimde karışması İspanyol filologların bile günümüzde tartıştığı konular arasındadır. Kimileri konuya ‘Araplaşmış dilin hızla yeniden ‘Hispanikleştirilmesi’ olarak özetleyebileceğimiz ‘Mozarabik’ açısından yaklaşırken, karşıt görüş bu terimin daha çok ‘Endülüs Romancası’ dilini ortaya çıkarttığını savunur. Aslında bu çizgi o kadar incedir ki, tartışmayı tetikleyen kelime bile Arapça’dan gelmektedir. Mozarabik (Mosarabic) ya da İspanyolcadaki karşılığı ile (El Árabe Andalusí) ‘Musta’rab’ ya da Klasik Arapça’daki ‘Musta’rib’den gelir. Anlamı ise bizim düşündüğümüz gibi ‘acı, sıkıntı çeken’ değil, ‘Arapça yöntemleri benimseyen’ anlamındadır.

İsterseniz bu ayrıntılı dilbilim ve tarih konularına bir süre ara verelim. İspanya’ya, özellikle Endülüs’e gittiyseniz, ya da bu ülkeyi, kültürü çok sevdiğinizden ötürü bir çok şehrini tanıyorsanız, bakalım bu bölgelerin, şehirlerin, nehir ve dağların, hatta kişilerin İspanyolca isimlerinin arkasındaki Arapça kelimeleri tahmin edebilecek misiniz? Olabildiğince kapsamlı olmasına özen göstererek derlediğim liste kolay okunsun diye İspanyolca isimlerine göre alfabetik bir sıralama yaptım. Listeden hemen sonra da yine merak ettiğiniz bir kaç konuyu da anlatmak istiyorum.

 

Arapça Kökenden Gelen İspanyolca Yer isimleri
[Yazıyı ve listeyi lütfen izinsiz kullanmayınız, çoğaltmayınız | © 2014 Özge Ersu]

A Coruña · Kürünne

Afrika · Al Ifriqi

Álava · Elbe

Albarracin · Beni Resin, Abin Resin, Al Banū Razin

Albaicin · Elbeyyâz, Elbeyyâzin

Albacete · Basit, El Bâsit

Alcalá de Henares · Al Qal’a Henares

Alcañiz · Kenayis, Hisnü’l Kenayis

Algarve · Al Garb

Algeciras · Al Jazeera, Ceziretü’l Hadrâ, El Cezire

Alicante · Likante, Elkant, Alakant, Lakant

Almadén · El Maden, Medinetü’ Maden

Almanzor · Al Mansur Ibn Abi Aamir

Almería · Elmer, Elmeriye, Al Mari, Almeriya, Al Meraya

Alpujarras · Al Büşşerât, El Beşerât, Büşşere

Alzira · Ceziretü’ Şükür

Andalucia · Endülüs, Al Andalus

Andujar · Endûca, Endücer

Antequera · Entakîra, Entakire

Aragon · Ergun

Arcos De La Frontera · Erkuş, Erküş

Axarquía · Aş Şarkîya

Azuqueca De Henares · Zükeyke, Beledü Zükeyke

Badajoz · Batalyos, Batalyevs, Beytü’l Yevz

Barcelona · Barselona, Berşelune, Berselune

Biskay Körfezi · Halicü’ Beskaye, El Bahrü’l Ahdar

Benaguasil · Beni Vezil, İbnü’l Vezil

Benalmádena · Beyne’l Medâyin, Şehirler, İki Şehir Arasında

Bilbao · Bilbav, Bilbo

Burgos · Bürşiye

Cáceres · Kasareş, Kanreş, Kasrü’l Azad

Cádiz · Kadis, Kadiz, Medinetü’l Kadis

Calatañazor · Kaletü’l Nusür

Calatayud · Kaletü’l Eyüp

Calatrava La Vieja · Kaletü’l Rebbe

Cantabria · Kantebriye

Carmona · Kermüne

Cartagena · Kartacenetü’l Halfa

Ceuta · Septe, Sebte

Cieza · Medina Siyâsa

Ciudad Real · Maslaha, Meslehe

Córdoba · Kurtuba, Al Qurtubi, Al Qurtubiyya

Covadonga · Zahrayü’l Bilay, Zahrayibilay

Cuenca · Künka, Künga, Kûnka

Dénia · Danika, Al Dani, Dâniye

Écija · Isihşe, Medinetü’l Koton

Elmere · Mâleg

Fas · Morocco, Mağrib

Generalife · Cennetü’l Arif

Getafe · Cadafi, Cadafi

Gibraltar · Jbel Tariq, Cebel’ü Tarık

Girona · Cüründe

Granada · Kırnata, Al Garnati, Al Garnatiyya

Guadalajara · Vadiyü’l Hicret

Guadalquivir · Vadiyü’l Kebir

Genalguacil · Cennetü’ Vezir

Los Baños Hamme · El Hame, Alhama

Huelva · Velbe, Üvenbe

Iberia · İberya

Ibiza · Yabisa, Yabise

Isla De Las Palomas · Tarif Adaları, Ceziretü’ Tarif, Ceziret’i Tarif

Javalambre · Cebel Amr

Jean · Ceyyân, Al Jayyani

La Mancha · Mança

La Sagra · Sahra, Sahara

León · Liyun

Loja · Levs, Levşe

Lorca · Lurka, Levreke

Los Banos · Hamme, El Hâme

Madrid · Mecrit

Magrib · Al Magribi

Málaga · Mālaqah, Mâlega, Maleka

Maracena · Marakena, Merşane, Mersane, Mürsane

Marbella · Marbeya, Merbelle

Mallorca · Al Mayurqui, Mayorka, Meyurka

Murcia · Mürsiye, Al Muris

Medina · Sidonia, Şedune, Şaduna

Medina Azahara · Medinet’ü Zahra

Medinaceli · Medinet’ü Selim

Melilla · Meliya, Meliye

Mérida · Maride

Mértola · Mertüle

Minorca · Minorka, Menurka

Mulhacén · Ali Muley Hacén Ebu El Hasan

Murska · Belensi

Nájera · Nacere, Necre

Navarra · Neberre, Nabarre, Biladü’l Beşkens, Beşkünye

Navarre · Nebre, Navar

Palma De Mallorca · Palma, Balme

Pamplona · Benbelune, Benbülune

Pireneler · Bürt, El Bürtat

Ronda · Runde, Al Rundi

Sagrajas · Seleke

Salamanca · Salamanka, Şelemenka

San Esteban De Gormaz · Şent İştebin De Gurmaç

Sanlúcar de Barrameda · Şaluka  Baram Ma’ida

Santiago De Compostela · Şent Yakub El Mukaddese, Sen Yakubü’l Mukaddese

Segovia · Şikubiye

Sevilla · İşbiliye, Al İşbili, Seviya, Sevil, İşbilye

Talamanca · Al Talamanki

Talavera de la Reina · Talebeyre, Talibeyre

Tarifa · Tarif

Teruel · Tirvil

Toledo · Tuleytula, Al Tulaytuli, Tuleytule

Tortosa · Turtuş, Turtüşe

Trafalgar · Tarifü’l Garp, Taraf Al Ghar

Tudela · Tutile, Tütile

Tunus · Al Tunayzi

Úbeda · Übeyde, Übeydü’l Arab

Valencia · Belensiye, Al Balansi, Valensiya

Valladolid · Beledü’l Velid, Vadi İbnü’l Velid

Zaragoza · Sarakusa, Sarakusta

Zamora · Semure, Semüre


Bunca yıldır İspanyolcasına alıştığınız isimlerin ne kadar ilginç Arapça kökenleri var, değil mi? Aslında Arapça’nın İspanyolca’daki etkisi sadece coğrafi adlarla sınırlı değil. Tümünü anlatmam bu yazının sınır ve amacını aşar ama yine sizlerin ilgisini çekeceğini düşündüğüm, günlük yaşamdan bir kaç örnekle çalışmamı sonlandırmak istiyorum. Unutmayın, değişik bölgelere ait bir bölümü oldukça yerel bu kelimeleri bırakın İspanyolca konuşanları, İspanyollar bile bilemeyebilir. Bu Arapça kelimelerin bir bölümü sadece İspanyolcayı değil, günümüzün diğer dillerini de etkilemiştir. Çoğunlukla
‘Al-‘ ön ekinin çoğunlukta olduğuna dikkat edelim.

Azeytuna · Zeytin (Az Zaytun)

Escorpión · Akrep (Alacrán)

Migraña · Migren (Migraine)

Ebony · Abanoz (Abanus)

Azimuth · Güney Açısı (Acimut)

Aduana · Gümrük (Diwan)

Ajedrez · Satranç (Ash Shatranj, Sanskrit Chaturang)

Álcali · Alkali (Qalawi, Al-Qaly)

Alcatraz · Deniz Kartalı  (Al Qatrās)

Alcázar · Kale, Saray (Al Qasr)

Alcohol · Alkol (Al Kuhul)

Algodón · Pamuk (Al Qútun)

Almanaque · Yıllık (Al Manakhi, Yunanca ‘Almenichiakon’)

Asesino · Suikast(çı) (Hashshshin, Hassan’ı Sabah)

Azafrán · Safran (Za’firan, Sarı ‘Safra’)

Azaque · Yardım, Zekât (Zakāt)

Azar · Şans (Az Zahr, ‘Zar’)

Azúcar · Şeker (Sukkar)

Barrio · Bölge, Mahalle (Barri)

Cabila · Kabile (Qabila)

Café · Kahve (Qahwa)

Carmen, Carme · Şarap, Kırmızı (Kárm)

Carmesí, Crimson · Kırmızı (Quirmizi)

Hafiz · Hafız, Ezberci (Hāfiz)

Hasta · Kadar (Hatta, Latince ‘Ad İsta’)

Jarabe · Şurup (Sharab)

Jarra · Kavanoz (Ğarrah)

Jirafa · Zürafa (Ziraffa)

Lapislázuli · Lapis Lazuli Taşı (Lazaward)

Limón · Limon (Laymoon, Çince ‘Limung’)

Loco · Çılgın (Lawqa)

Meca · Merkez ( Mekkah)

Mulato · Melez (Muwallad, Muladi, Walad)

Naranja · Potakal (Nāranja)

Real · Askeri Kamp (Rahl)

Visir · Bakan, Vezir (Wazir, Minister)

Zumo · Meyve Suyu (Zum)

 

(Cebir): Álgebra kelimesi de Cebir‘den (Al Jebr) gelmektedir. Asıl anlamı ‘parçaları birleştirmek’tir. Sadece tek bir Arap düşünür ve matematikçi tarafından değil, Platon‘dan Ömer Hayyam‘a, Şerafettin El Tusi‘den René Descartes‘a kadar günümüze dek değişik dönemlerdeki aritmetik, matematik ve geometri dehaları tarafından biçimlendirilmiştir. Terimin kökleri ise İranlı matematikçi Harezmi’nin (Al Khwarizmi) dokuzuncu yüzyılda yayınladığı ünlü ‘Hesab ül-Cebir vel-Mukabele’ (Düşünce ve Denge Hesapları) isimli tezine dayandırılır. Bu hesaplamalar, Hint ve Yunan sistemlerini temel alıyordu. Kesirli, ondalık ve üslü sayılar, geometrik büyüklükler ilk kez bu çalışmada birleştirilmişti.Yazımın son bölümünde ise sıklıkla merak edilen bir kaç kelime ve kavramı açıklamak istiyorum.

(Algoritma): Algoritma kelimesini de aynı matematikçiye borçluyuz. Algaurizin ilk kez, bu matematikçinin Hintli Brahmagupta‘nın çalışmalarının üstüne yazdığı eserde geçmekte idi.

Şimdi bazı yanlış anlamaları ve yanlış bilinenleri düzeltelim.

(El): İspanyolca’da sıkça kullanılan El belirtme edatı, (el, la, lo, los, las) yazımın başında anlattığım gibi çoğu Roman dilinin kökeni olan Latince‘deki ‘ille, illa, illud’ işaret zamirinden gelir. Arapça’daki ‘Al-‘ ön eki ile benzerliği sadece bir rastlantıdır.

(Üstad): Usted kelimesi ‘Siz’ anlamında, Fransızca ‘Vous’ örneğinde olduğu üzere resmi ve nezaket ikinci çoğul zamiri olarak kullanılır. Kökeni ‘Vuestra merced’ olan bu kelime, değişik aksanlarda Vosted, Vostè biçiminde de karşımıza çıkar. Kimi zaman değişik yayınlarda, konferanslarda bu kelimenin Arapça Üstad (Ustādh) kökünden geldiğini söyleyenler oluyor ki, bu kesinlikle doğru değildir. Bu biçimi ile, daha geç başlayan İspanyol Rönesansı döneminde  Usté, Uced, Vuesa Merced, Vuesarced, Vusted, Su Merced, Vuesasted ya da Voaced olarak sıkça kullanılmıştır.

(‘Í’ Soneki): Arapça’da ‘Nisba’ olarak kullanılan bağlılık sıfatı eril sözcüklerde ‘-ī’, dişillerde ise ‘-iyya, -iyye’ olarak sona eklenir. Belirli bir yere ait olan, ‘oralı’ anlamında, günümüzde de İspanyollar tarafından örneğin  Marbellí, Ceutí, Maghrebí, Zaragocí, Andalusí veya Alfonsí olarak kullanılır.

(Ole!): Çalışmamı son derece etkileyici bir konu ile kapatmak istiyorum. İspanyolların çok sık ‘Aferin, Bravo’ anlamında kullandığı ‘¡Ole!’ veya ‘Olé’ çok büyük bir olasılıkla Arapça’daki ‘Vallahi’ (W’állah, Wa-llāh) kelimesinden türeyerek günümüze kadar gelmiştir.

Sadece kelimeler değil, deyişler de etkilenmiştir bu fetihten. Günümüzde bir İspanyolun, içinde hiç Arapça kökenli kelime geçmese de, Müslümanların severek kullandığı cümlelerle konuştuklarını görürseniz şaşırmayın: ‘Si Dios Quiere’ (İnşallah), ‘Que Dios Guarde’ (Allah Korusun), ya da ‘Bendito Sea Dios’ (Yüce Allah) bunlardan sadece bir kaç tanesi. Adios!

2 Yorum

  • Vefa Şanlı 17 Kasım 2014 - 10:41 Reply

    Özge Bey,

    Bir acenta size İspanya, Barcelona ve Endülüs’ü biliyor musunuz? diye mi sormuştu?

    • ozgeersu 25 Kasım 2014 - 17:52 Reply

      Eh, herkes herkesi tanımayabiliyor, Vefa Hanım… Ben de ‘Eh, biraz’ diye yanıtlamıştım.

    YORUM YAP